EAA (European Accessibility Act) ile GDPR, farklı problemleri çözmek için doğmuş iki düzenleme gibi görünse de pratikte aynı web sitelerinde, aynı arayüz bileşenlerinde ve aynı ekiplerde kesişiyor. EAA; e-ticaret, bankacılık, dijital hizmetler ve self-servis terminaller dahil pek çok dijital deneyimde erişilebilirlik beklentisini yükseltirken, GDPR; çerezler, izleme teknolojileri, rıza toplama, veri saklama ve şeffaflık süreçlerini sıkılaştırıyor. Sonuç: “aynı sayfada” iki ayrı uyumluluk yükü.
Bu çifte baskının en görünür olduğu yerler genellikle giriş/üyelik akışları, ödeme sayfaları, çerez banner’ları, tercih merkezleri, iletişim formları ve müşteri destek kanalları. EAA tarafında WCAG uyumu (çoğunlukla WCAG 2.1 AA veya yerel mevzuata göre yakın beklentiler) öne çıkarken; GDPR tarafında geçerli rıza, aydınlatma metinleri ve kanıtlanabilir kayıt tutma gereklilikleri gündemde.
Birçok organizasyon EAA’yı “tasarım/UX işi”, GDPR’ı “hukuk/IT işi” olarak ayırıyor. Oysa kullanıcı deneyiminde aynı noktaları etkiliyorlar:
GDPR açısından çerez banner’ı; “rıza özgürce verildi mi, bilgilendirildi mi, geri alınabilir mi?” sorularını yanıtlamalı. EAA/WCAG açısından ise banner; “erişilebilir mi, klavye ile gezilebilir mi, ekran okuyucu ile anlaşılır mı, odak tuzağı yaratıyor mu?” sınavını geçmeli.

EAA’nın ruhu, sadece minimum teknik kriterleri “tiklemek” değil; farklı yetilere sahip insanların hizmete eşit erişimini mümkün kılmaktır. GDPR’ın ruhu da, kullanıcı kontrolünü ve güveni artırmaktır. İkisini birlikte ele aldığınızda, kapsayıcı tasarım (inclusive design) doğal bir ortak payda haline gelir: daha anlaşılır metinler, daha net seçenekler, daha az sürpriz davranış ve daha fazla kullanıcı kontrolü.
Örneğin tercih merkezinde “Amaçlar” ve “Satıcılar” gibi karmaşık katmanlar varsa, bu yapı hem bilişsel yükü artırır hem de kullanıcıların bilinçli karar vermesini zorlaştırır. Daha sade bir bilgi mimarisi; hem erişilebilirlik hem gizlilik şeffaflığı sağlar. Özellikle farklı dijital olgunluk seviyelerine sahip pazarlarda kapsayıcılığın neden stratejik olduğuna dair daha geniş bir bakış için Afrika’nın Dijital Dünyasına Kapsayıcı Yollar: Erişilebilir Tasarım ve WCAG ile Eşit Katılım içeriğindeki yaklaşım ilham verebilir.
Google Consent Mode v2 gibi mekanizmalar, rıza durumuna göre ölçüm davranışını ayarlamayı hedefler. Ancak bunu uygularken çerez banner’ının erişilebilirliği, kullanıcıya sunulan seçeneklerin açıklığı ve rıza akışının hatasız işlemesi kritik hale gelir. Aksi halde hem yanlış ölçüm hem de uyumluluk riski oluşabilir. Bu ayrımın neden önemli olduğunu Google Consent Mode v2: Basic mi Advanced mi? Fark Neden Önemli (Erişilebilirlik Perspektifi) yazısındaki erişilebilirlik merceğiyle değerlendirebilirsiniz.

GDPR “kanıtlayabilmeyi” sever: Rıza kayıtları, politika sürümleri, amaç bazlı tercih geçmişi. EAA/WCAG ise sürdürülebilir erişilebilirlik ister: Yeni içerik girildiğinde, tasarım güncellendiğinde veya üçüncü parti bir bileşen eklendiğinde erişilebilirliğin bozulmaması gerekir.
Bu yüzden “bir kere test ettik bitti” yaklaşımı hem erişilebilirlikte hem gizlilikte zayıf kalır. Otomatik tarama + manuel doğrulama + sürekli izleme kombinasyonu daha gerçekçidir. Corpowid (corpowid.ai), otomatik erişilebilirlik denetimleri ve izleme ile WCAG sorunlarını düzenli görünür kılar; böylece GDPR için kritik olan çerez/tercih arayüzleri gibi yüksek etkili alanlarda erişilebilirlik regresyonlarını daha erken yakalamaya yardımcı olur.
Ödeme adımları, koltuk seçimi, kampanya pop-up’ları ve mobil uygulama içi webview’ler; hem erişilebilirlik hem veri işleme açısından en yoğun alanlardır. Özellikle biletleme uygulamalarında erişilebilirlik özelliklerinin açıkça belirtilmesi, kullanıcı beklentisini doğru yönetir ve erişilebilir müşteri yolculuğunu destekler. Bu konuyu Film Bileti Uygulamaları, Engelliler İçin Erişilebilirlik Özelliklerini Açıkça Belirtmeli yazısındaki örneklerle birlikte düşünün: Şeffaflık, hem EAA’nın kapsayıcılık hedefiyle hem de GDPR’ın bilgilendirme mantığıyla paraleldir.

En iyi sonuç, erişilebilirliği “sonradan eklenen katman” değil ürün geliştirme döngüsünün parçası yapmaktan geçer. GDPR için rıza ve şeffaflık nasıl ürünün bir gereğiyse, EAA için de erişilebilirlik aynı seviyeye yükseliyor.
EAA ve GDPR aynı anda “aynı web sitelerini vururken”, bunu bir kriz değil fırsat olarak da okuyabilirsiniz: Daha erişilebilir, daha anlaşılır ve daha güvenilir dijital deneyimler. Bu yaklaşım sadece uyumluluk riskini azaltmaz; dönüşümü, müşteri memnuniyetini ve marka güvenini de güçlendirir.
Corpowid, dijital erişilebilirlik alanındaki yenilikçi yaklaşımı ve performansı nedeniyle dünyanın önde gelen araştırma ve danışmanlık şirketlerinden biri olan Gartner tarafından takdir edilmiştir. Bu rozetler, yapay zeka destekli ve kapsayıcı web deneyimleri oluşturma konusundaki kararlılığımızı yansıtmaktadır.