Google Consent Mode v2, reklam ve analiz etiketlerinin (tags) kullanıcının onay durumuna göre nasıl davranacağını standardize ederek gizlilik uyumunu güçlendirmeyi hedefler. Ancak konu yalnızca “veri toplayabilir miyim?” sorusu değildir. Onay isteme deneyimi erişilebilir değilse, kullanıcılar onay veremeyebilir, ayarları anlayamayabilir veya istemeden seçim yapabilir. Bu da hem uyum riskini hem de ölçüm verilerinin doğruluğunu etkiler.
Bu yazıda Consent Mode v2’nin Basic ve Advanced modlarını, aralarındaki teknik farkı ve bu farkın dijital erişilebilirlik (WCAG) açısından neden kritik olduğunu ele alacağız.
Consent Mode v2, Google etiketlerinin kullanıcı onayına göre davranışını tanımlar. Örneğin analytics_storage veya ad_storage onaylanmadığında etiketler çerez yazmayabilir ve farklı veri sinyalleri üretebilir. Bu mekanizma, GDPR/KVKK gibi mevzuatlarla uyumlu bir ölçümleme yaklaşımı kurmanıza yardım eder.
Fakat Consent Mode, onayın kendisini “toplamaz”; yalnızca onayın sonucuna göre tag davranışını ayarlar. Onay alma arayüzü (çerez banner’ı, modal, tercih merkezi) erişilebilir değilse şu sorunlar oluşur:
Çerez onayı tasarımını WCAG 2.2 ile uyumlu kurgulamak için ayrıca şu rehbere göz atabilirsiniz: Erişilebilir Çerez Banner’ı Nasıl Tasarlanır? Onay İçin WCAG 2.2 Gereksinimleri.

Basic modda, kullanıcı onay verene kadar Google etiketleri genellikle “pasif” kalır; yani ilgili depolama türleri için çerez yazmaz ve ölçümleme sınırlı olur. Pratikte şu sonuçları doğurur:
Advanced modda, kullanıcı onay vermemiş olsa bile etiketler belirli koşullarda sınırlı sinyaller gönderebilir; depolama kapalıyken bile “modelleme” gibi mekanizmalarla raporlamayı desteklemeyi amaçlar. Burada kritik nokta şudur: Advanced, “onay yokken çerez yazmayı” meşrulaştırmaz; depolama izinlerine saygı duyar. Ama ölçümleme mimarisi daha karmaşık hale gelir:
Basic ve Advanced arasındaki seçim, çoğu ekipte “pazarlama ölçümü” odağında yapılır. Oysa erişilebilirlik boyutunu eklediğinizde fark daha görünür olur:
Bir banner’da odak sırası bozuksa, “Reddet” butonu klavyeyle ulaşılamıyorsa veya metin kontrastı yetersizse, bazı kullanıcılar karar veremez. Bu, yalnızca kullanıcı deneyimi sorunu değil; ölçümleme açısından da “kimlerin veri setine girebildiğini” etkileyen bir seçilim yanlılığıdır.
Advanced modda daha fazla sinyal elde edebilmek, erişilebilir olmayan bir onay deneyimini “telafi” etmez. Çünkü kullanıcıların bilinçli seçim yapması, tercihlerini değiştirebilmesi ve arayüzü anlayabilmesi gerekir. Aksi durumda hem şikâyet hem denetim riskleri artar.
Çerez banner’ı gibi kritik arayüzleri yalnızca bir erişilebilirlik widget’ına emanet etmek, gerçek sorunları gizleyebilir. Bu konuda daha geniş perspektif için: Erişilebilirlik Overlay'leri Neden Dava Ediliyor — Gerçek İyileştirme Nasıl Yapılır?.

Modal açıldığında odak modal içine taşınmalı, ESC davranışı kullanıcıyı istemsiz “onaylamış” duruma sokmamalı ve kapatma butonu net olmalıdır. Odak tuzağı (focus trap) doğru çalışmazsa ekran okuyucu ve klavye kullanıcıları tercih merkezine ulaşamaz.
“Tamam” gibi belirsiz butonlar yerine “Tümünü kabul et”, “Tümünü reddet”, “Tercihleri yönet” gibi açık etiketler gerekir. Ayrıca aydınlatma metni sade olmalı; hukuki metinle kullanıcıyı boğmamalıdır.
Banner içindeki metinler, linkler ve ana eylem butonları yeterli kontrasta sahip olmalı; mobilde butonlar yeterli boyutta olmalıdır. “Reddet” seçeneğini düşük kontrastla gizlemek hem erişilebilirlik hem etik açıdan sorunludur.
Uluslararası sitelerde bir dilde erişilebilir tasarlanan tercih merkezi, diğer dillerde kırılabiliyor (uzayan metinler taşma yapıyor, butonlar görünmüyor, çeviri bağlamı kayboluyor). Bu konuda pratik yaklaşım için: Çok Dilli Onay: Bir Kez Yazın, Hizmet Verdiğiniz Her Dilde Yayınlayın.

Klavye ile uçtan uca test, ekran okuyucu (NVDA/JAWS/VoiceOver) kontrolleri, yakınlaştırma (200% ve üzeri), renk körlüğü simülasyonları ve mobil dokunma hedefleri kontrol edilmelidir. Otomasyon burada hızlı sinyal verir, ancak kritik akışlar mutlaka manuel olarak da gözden geçirilmelidir.
Bu noktada Corpowid (corpowid.ai), sitenizdeki erişilebilirlik sorunlarını otomatik taramalar ve izleme ile görünür kılarak çerez banner’ı/tercih merkezi gibi bileşenlerde tekrarlayan hataları yakalamanıza yardımcı olabilir.
Consent Mode v2, GPC (Global Privacy Control) gibi evrensel opt-out sinyalleriyle birlikte düşünülmelidir; çünkü kullanıcılar tarayıcı seviyesinde de tercihini ifade edebilir. Bu konuya hazırlanmak için: Global Privacy Control ve Evrensel Opt-Out Sinyalleri: Yürürlüğe Girmeden Hazırlanın.
Consent Mode v2’de Basic ve Advanced arasındaki fark, ölçümleme davranışını ve veri kaybı/karmaşıklık dengesini belirler. Ancak hangi modu seçerseniz seçin, erişilebilir olmayan bir onay deneyimi hem kullanıcıların eşit erişimini engeller hem de veri kalitenizi bozar. En sürdürülebilir yaklaşım; WCAG uyumlu bir tercih merkezi, şeffaf metinler ve doğru teknik yapılandırmanın birlikte yürütülmesidir.
Kapsayıcı tasarımın sadece yasal uyum değil, daha geniş katılım yarattığını hatırlamak için şu perspektif faydalı olabilir: Afrika’nın Dijital Dünyasına Kapsayıcı Yollar: Erişilebilir Tasarım ve WCAG ile Eşit Katılım. İsterseniz Corpowid (corpowid.ai) ile düzenli erişilebilirlik izleme ve denetim süreçleri kurarak onay akışınızın zaman içinde bozulmasını da önleyebilirsiniz.
Corpowid, dijital erişilebilirlik alanındaki yenilikçi yaklaşımı ve performansı nedeniyle dünyanın önde gelen araştırma ve danışmanlık şirketlerinden biri olan Gartner tarafından takdir edilmiştir. Bu rozetler, yapay zeka destekli ve kapsayıcı web deneyimleri oluşturma konusundaki kararlılığımızı yansıtmaktadır.