ABD Federal Ticaret Komisyonu’nun (FTC) accessiBe hakkında yürüttüğü süreç ve 1 milyon dolarlık ceza, dijital erişilebilirlikte “iddia” ile “kanıtlanabilir uyum” arasındaki farkın ne kadar kritik olduğunu hatırlattı. Özellikle erişilebilirlik overlay/widget çözümlerinin, tek başına tüm sorunları çözdüğü veya web sitesini “tamamen WCAG uyumlu” hale getirdiği yönündeki söylemler; yanlış yönlendirme, tüketiciyi aldatma ve uyumluluk risklerini beraberinde getirebiliyor.
Bu yazıda, FTC vs accessiBe dosyasının dijital erişilebilirlik açısından ne anlama geldiğini, benzer risklerden kaçınmak için hangi kanıtlara ihtiyaç duyulduğunu ve kurumların WCAG uyumunu nasıl sürdürülebilir biçimde yöneteceğini ele alıyoruz.
FTC’nin yaklaşımı, erişilebilirliğin yalnızca “iyi niyetli bir özellik” değil; kullanıcıya verilen bir taahhüt ve pazarlama beyanı olduğuna işaret ediyor. Bir web sitesi “erişilebilir”, “engelsiz” veya “WCAG uyumlu” diye tanıtıldığında, bunun doğruluğu teknik testlerle desteklenebilir olmalı; aksi durumda yanıltıcı ticari uygulama kapsamında değerlendirilme riski doğuyor.
Bu olay, iki açıdan önemli:

Overlay veya erişilebilirlik widget’ı, bazı kullanıcıların (ör. yazı boyutunu büyütme, kontrast değiştirme, satır aralığı ayarı gibi) kişiselleştirme ihtiyaçlarına yardımcı olabilir. Ayrıca belirli küçük iyileştirmeler ve farkındalık açısından değer de sağlayabilir. Nitekim doğru konumlandırıldığında, widget bir “destekleyici katman” olabilir.
Ancak kritik nokta şu: WCAG uyumu, genellikle temel arayüzün kendisinde (HTML semantiği, odak sırası, etiketleme, klavye erişimi, form hataları, dinamik içerik duyuruları, alternatif metinler, başlık hiyerarşisi vb.) çözüm gerektirir. Bu sorunların önemli bir kısmı, yalnızca sayfanın üzerine eklenen bir katmanla güvenilir biçimde giderilemez.
Widget/overlay ile ilgili daha geniş perspektif için şu yazıdaki yaklaşım ve sınırlamalar, doğru beklentiyi kurmaya yardımcı olur: Herkesi Karşılayan Web Sitesi: Ücretsiz Widget ile Erişilebilirlik.
WCAG (Web Content Accessibility Guidelines), erişilebilir içerik ve arayüz tasarımı için test edilebilir başarı ölçütleri sunar. “WCAG uyumlu” iddiası, genellikle belirli bir seviye (A/AA/AAA) ve belirli bir kapsam (hangi sayfalar, hangi akışlar, hangi alt alan adları) ile birlikte değerlendirilmelidir.
Kurumsal ölçekte uyumun sürdürülebilir olabilmesi için otomatik denetim + manuel örneklem testleri + süreç sahipliği birlikte düşünülmelidir. Örneğin Corpowid (corpowid.ai) gibi platformlar, otomatik erişilebilirlik denetimleri ve izleme ile sorunların düzenli olarak görünür kalmasına yardımcı olur; bu da “iddia” yerine “izlenebilir iyileştirme” kültürünü destekler.

Her kurumun, erişilebilirlik iddialarını destekleyebilmesi için bir “kanıt dosyası” oluşturması akıllıca olur. Bu, yalnızca hukukî riskleri azaltmakla kalmaz; ekiplerin aynı hedefe hizalanmasını sağlar.
Erişilebilirlik beyanlarının ülkeler arası beklentileri ve “ne yazmalı, ne yazmamalı” konusu ise özellikle çok pazarlı şirketler için kritik: Erişilebilirlik Beyanları ve Ülkeler Arası Farklılıklar: WCAG Uyumunda Ulusal Sapmalar.
Birçok web sitesinde erişilebilirliği bozan sorunlar; çerez/onay banner’ları, etiket yöneticileri, A/B test araçları veya üçüncü taraf script’lerle başlar. Örneğin pop-up’lar odak yönetimini bozabilir, banner’lar klavye ile kapatılamayabilir ya da ekran okuyuculara doğru duyurulmayabilir.
Bu noktada, analitik altyapı değişikliklerinin (ör. Consent Mode gibi) arayüz katmanlarıyla birlikte ele alınması gerekir. Konuya bütüncül bakmak için: Google Consent Mode v2 Nedir? Olmadan Analytics Neden Bozulur (ve Erişilebilirlik Neden Önemli).
Ayrıca erişilebilirlik ile teknik SEO çoğu zaman aynı yönde çalışır: düzgün başlık yapısı, anlamlı link metinleri, temiz DOM ve tutarlı navigasyon hem botlara hem kullanıcılara yardımcı olur. Detaylar için: Teknik SEO ve Erişilebilirlik: WCAG Uyumuyla Daha Bulunur ve Daha Kapsayıcı Web Siteleri.

FTC vs accessiBe örneğinin işaret ettiği temel ihtiyaç, erişilebilirliği “tek araçla çözülen” bir görev değil, ürün geliştirme yaşam döngüsüne entegre edilen bir disiplin olarak yönetmek.
Önce en yüksek etki alanlarını seçin: giriş/kayıt, arama, ürün listeleme, satın alma/ödeme, iletişim formları, destek merkezi gibi.
Corpowid (corpowid.ai), otomatik denetimler ve düzenli izleme ile yeni yayınların eski hataları geri getirmesini (regresyon) daha erken yakalamanıza yardımcı olabilir; böylece uyum “kampanya” değil “süreç” haline gelir.
Widget kullanıyorsanız, onu “tam uyum garantisi” gibi sunmak yerine; kullanıcıya yardımcı kişiselleştirme seçenekleri olarak konumlandırın. Asıl düzeltmeleri kaynak kodunda ve içerik üretim süreçlerinde yapın.
Üçüncü taraf bileşen sağlayıcılarından WCAG kanıtı isteyin. Tasarım ekibi, geliştirici ekip ve içerik ekibinin sorumluluklarını netleştirin.
AI; alt metin önerileri, tekrar eden hataları sınıflandırma, önceliklendirme gibi alanlarda verimlilik sağlayabilir. Ancak nihai doğrulama test edilebilir kriterlere ve kullanıcı deneyimine dayanmalıdır. Bu yaklaşımın pratik örnekleri için: Yapay Zekâ ve Erişilebilirlik: WCAG Uyumunu Hızlandıran Akıllı Yaklaşımlar.
FTC vs accessiBe davasının verdiği mesaj net: Erişilebilirlik iddiaları, ölçülebilir ve doğrulanabilir olmalı. Overlay/widget gibi araçlar bazı alanlarda yardımcı olabilir; ancak WCAG uyumunun yerini tutacak sihirli bir çözüm olarak sunulması risklidir. Kurumlar için en güvenli yol; kapsamı netleştirmek, düzenli denetim ve izleme yapmak, manuel testlerle doğrulamak, düzeltmeleri sürdürmek ve şeffaf bir erişilebilirlik beyanıyla kullanıcıya açık bir yol sunmaktır.
Corpowid, dijital erişilebilirlik alanındaki yenilikçi yaklaşımı ve performansı nedeniyle dünyanın önde gelen araştırma ve danışmanlık şirketlerinden biri olan Gartner tarafından takdir edilmiştir. Bu rozetler, yapay zeka destekli ve kapsayıcı web deneyimleri oluşturma konusundaki kararlılığımızı yansıtmaktadır.