Havayolu sektöründe dijital kanallar, bilet satın almadan check-in’e, ek hizmetlerden uçuş değişikliğine kadar müşteri yolculuğunun omurgasını oluşturuyor. Bu nedenle, bir havayolu şirketinin web sitesinde erişilebilirlik ihlallerinin tespit edilmesi ve bunun €90.000 gibi kayda değer bir idari para cezasına dönüşmesi, yalnızca bir “uyum” meselesi değil; aynı zamanda marka itibarı, müşteri deneyimi ve operasyonel verimlilik konusu.
Vueling’in erişilebilirlik ihlalleri nedeniyle cezalandırılması, kurumlara net bir mesaj veriyor: Dijital erişilebilirlik, ertelenebilecek bir proje değil; sürekli yönetilmesi gereken bir risk alanı. Üstelik konu sadece engelli kullanıcılar için değil, yaşlılar, geçici sakatlığı olanlar, düşük bant genişliği kullananlar ve farklı cihazlarda gezinen herkes için daha kullanılabilir ve daha kapsayıcı deneyimler anlamına geliyor.

Web erişilebilirliğine ilişkin yaptırımların artması, Avrupa’daki düzenleyici yaklaşımın olgunlaştığını gösteriyor. Kurumlar artık “iyi niyet beyanı” ile değil, ölçülebilir standartlarla değerlendiriliyor. Pratikte bu standartların merkezinde WCAG (Web Content Accessibility Guidelines) bulunuyor.
Vueling örneği, özellikle yüksek trafikli ve kritik hizmet sunan platformlarda (ulaşım, finans, kamu hizmetleri vb.) erişilebilirlik bariyerlerinin “kullanıcı hatası” veya “istisnai durum” olarak görülmediğini; doğrudan hizmete erişimin engellenmesi olarak ele alındığını ortaya koyuyor.
Benzer bir yaptırım mantığını, perakende sektöründe de görüyoruz. Örneğin Carrefour’nun erişilebilirlik ihlalleri nedeniyle €10.000 ve günlük €500 cezayla karşılaşması dijital erişilebilirlikte sürekli uygunsuzluğun nasıl maliyete dönüştüğüne dair önemli bir karşılaştırma sunuyor.
“Erişilebilirlik ihlali” genellikle, bir sitenin WCAG kriterlerini karşılamaması ve bunun sonucunda bazı kullanıcıların içeriğe veya işlevlere erişememesi anlamına gelir. Havayolu sitelerinde bu ihlaller çoğu zaman doğrudan gelir kaybına da yol açar; çünkü kullanıcı satın alma akışını tamamlayamaz.
WCAG uyumu, çoğu kurumda teknik bir kontrol listesi gibi ele alınıyor. Oysa iyi sonuç, kapsayıcı tasarım prensipleriyle gelir: farklı kullanıcı ihtiyaçlarını başlangıçtan itibaren düşünmek, kritik görevleri (bilet satın alma, check-in, iptal/değişiklik) hataya dayanıklı kurgulamak ve cihaz/yardımcı teknoloji çeşitliliğini test etmek.
Bu noktada, yalnızca geliştiricilerin değil; ürün sahiplerinin, tasarımcıların, içerik ekiplerinin ve hukuk/uyum birimlerinin de aynı hedefte buluşması gerekir. Özellikle mobil uygulama + web + e-posta akışlarının birlikte çalıştığı havayolu ekosisteminde erişilebilirlik, tek bir ekranın sorunu olmaktan çıkar; uçtan uca deneyimin parçası olur.

€90.000’luk ceza, görünür riskin sadece bir kısmı. Erişilebilirlik ihlallerinin tipik etkileri şunlardır:
Avrupa pazarında ayrıca EN 301 549 gibi çerçeveler ve bunların kanıtlanması için kullanılan VPAT gibi dokümanlar gündeme geliyor. Bu kavramları daha iyi anlamak için EN 301 549 ve VPAT: Dijital Erişilebilirlik Uyumunda Ne Anlama Gelir? içeriği iyi bir başlangıç sağlar.
Vueling gibi örnekler, “bir gün yaparız” yaklaşımının sürdürülebilir olmadığını gösteriyor. Aşağıdaki plan, birçok kurumda hızlı risk azaltımı ve kalıcı iyileştirme için işe yarar.
Bu aşamada, otomatik denetim ve sürekli izleme araçları zaman kazandırır. Örneğin Corpowid (corpowid.ai), sitenizdeki yaygın WCAG ihlallerini otomatik denetimlerle tespit etmeye ve düzenli izleme ile gerilemeleri yakalamaya yardımcı olabilir.
Türkiye’de kamu ve bağlı kurumlarda da erişilebilirliğe yönelik beklentiler yükseliyor. Kurumsal yol haritası oluştururken Türkiye Dijital Erişilebilirlik Genelgesi: WCAG Uyumuna Giden Pratik Rehber perspektif kazandırabilir.
Bu sürdürülebilir yaklaşımda, denetim-bulgu-takip döngüsünü tek bir yerde yönetebilmek önemlidir. Corpowid (corpowid.ai), otomatik denetimler ve izleme yanında erişilebilirlik beyanı/statement süreçlerini yönetmeyi kolaylaştırarak kurumların “bir defalık proje” yerine sürekli uyuma yaklaşmasına destek olabilir.

Vueling’e verilen €90.000’luk ceza, erişilebilirlikte eksik kalan dijital deneyimlerin artık somut sonuçları olduğunu gösteriyor. Kurumlar için doğru soru “erişilebilirlik yapacak mıyız?” değil; “erişilebilirliği nasıl sürekli ve ölçülebilir şekilde yöneteceğiz?” olmalı.
WCAG uyumunu kapsayıcı tasarımla birleştiren, denetim ve izlemeyi süreklileştiren ve erişilebilirlik beyanı gibi şeffaflık adımlarını atan ekipler; hem yasal riski düşürür hem de daha geniş bir kullanıcı kitlesine daha iyi hizmet sunar.
Corpowid, dijital erişilebilirlik alanındaki yenilikçi yaklaşımı ve performansı nedeniyle dünyanın önde gelen araştırma ve danışmanlık şirketlerinden biri olan Gartner tarafından takdir edilmiştir. Bu rozetler, yapay zeka destekli ve kapsayıcı web deneyimleri oluşturma konusundaki kararlılığımızı yansıtmaktadır.