Mobil uygulamalar artık bir web sitesinin tamamlayıcı bir parçası değil; milyonlarca insanın günlük yaşamındaki en önemli dijital araçlardan biri. Bankacılık, sağlık, eğitim, alışveriş… hepsi avuç içimizde. Bu yüzden erişilebilirlik yalnızca “iyi bir davranış” değil; hem yasal bir sorumluluk hem de kullanıcı deneyiminin temel taşı hâline geldi.
Örneğin ABD’de HHS tarafından fonlanan kuruluşların web içerikleriyle birlikte mobil uygulamalarını da WCAG 2.1 AA standartlarına uygun hâle getirmesi 2026–2027 arasında zorunlu olacak.
Aynı zamanda WCAG 2.2, mobil deneyimlere özel pek çok konuyu netleştirerek küçük ekranlarda da tutarlı, erişilebilir bir deneyim sunmayı hedefliyor. [hhs.gov] [w3.org]
Kısacası: Uygulamanız erişilebilir değilse kullanıcı kaybediyor, risk alıyor ve büyüme fırsatlarını kaçırıyorsunuz.
Erişilebilirlik; yalnızca etiket eklemek ya da fontu büyütmek değildir. Günlük hayatta karşılaştığımız tüm koşulları — parlak güneş ışığı, küçük ekranlar, renk körlüğü, sınırlı motor beceriler, ekran okuyucular, gürültülü ortamlar — hesaba katar.
Android, kontrast, dokunmatik hedef boyutu, içerik açıklamaları ve TalkBack uyumluluğu gibi temel ilkeleri geliştiricilere açıkça anlatır.
iOS ise Dynamic Type, yüksek kontrast, semantik yapı ve erişilebilir navigasyon gibi ilkeleri İnsan Arayüzü Kılavuzları üzerinden sunar. [developer....ndroid.com] [developer.apple.com]
Bu iki platformun ortaya koyduğu ilkeler doğrudan WCAG’in mobil uyarlamasından beslenir ve günlük tasarım–geliştirme kararlarınızı belirler.
WCAG yalnızca web siteleri için değil; yerel mobil uygulamalar için de geçerli bir standarttır. WCAG 2.2’nin mobil yorumları, kriterlerin dokunmatik ve küçük ekranlı deneyimlere nasıl uygulanacağını net biçimde açıklıyor. [w3.org]
WCAG 2.2’ye göre tıklanabilir/dokunulabilir her öğe en az 24×24 CSS piksel olmalı veya yeterli boşlukla çevrelenmelidir. Bu gereklilik özellikle motor becerileri sınırlı kullanıcılar için hayati önem taşır.
Apple ve Google’ın kılavuzları ise daha da ileri giderek 44–48 pt/dp gibi daha geniş güvenli alanlar önerir. [w3.org] [webability.io]
Bir kullanıcı metni okuyamıyorsa, uygulamayı da kullanamaz. WCAG standart kontrast oranlarını şöyle belirler:
Bu oranların altında kalan kontrastlar özellikle küçük ekranlarda ciddi okunabilirlik sorunları yaratır. [developer....ozilla.org]
Görsel tasarım aşaması erişilebilirliğin en etkili olduğu alanlardan biridir. Küçük ekranlarda sıkışık arayüzler, arka planda kalan ikonlar veya çok küçük butonlar hem standart kullanıcıyı hem de erişilebilirlik ihtiyacı olan kişileri zorlar.
Hedef boyutlarını büyütmek, uygulamayı daha insancıl hâle getirir; kullanıcıların yanlışlıkla başka bir yere dokunmasını önler. [w3.org]
Kontrastın artırılması, yalnızca görme engelli kullanıcılar için değil, dış mekânda telefon kullanan herkes için faydalıdır. WCAG’in kontrast gereksinimleri bu yüzden vardır. [developer....ozilla.org]
Metin ölçeklendirmeyi desteklemek, iOS’ta Dynamic Type ve Android’de sp birimleri üzerinden sağlanır. Kullanıcının yazı boyutu tercihine saygı duymak erişilebilir deneyimin önemli bir parçasıdır. [developer.apple.com], [developer....ndroid.com]
Ayrıca erişilebilirlik etiketleri (alt açıklamalar, içerik açıklamaları, roller ve durumlar) ekran okuyucuların bir butonu veya simgeyi doğru şekilde anlatabilmesi için şarttır. [developer....ndroid.com]
Test süreci, uygulamayı farklı kullanıcı profilleriyle “gerçekten” deneyimlemeyi gerektirir.
Otomatik tarayıcılar etiket eksikliği, kontrast hataları gibi yapısal sorunları hızlıca tespit edebilir. Ancak bu araçlar tüm hataların yalnızca %30–40’ını yakalayabilir. Kullanıcı akışının mantığını, ekran okuyucunun anlamlı bir deneyim üretip üretmediğini ölçemezler.
Erişilebilirlikte asıl farkı manuel test yaratır.
VoiceOver (iOS) ve TalkBack (Android) ile uygulamayı baştan sona gezdiğinizde şu gerçek sorunları görürsünüz:
TalkBack’in nasıl çalıştığını anlamak ve iOS’un Accessibility Inspector aracılığıyla arayüzü analiz etmek manuel testin en önemli parçalarıdır. [accessibil...-guide.com], [developer.apple.com]
Emülatörler hızlı ve pratik olsa da gerçek cihaz testi her zaman zorunludur.
Gerçek cihazlar; jest algılama, titreşim geri bildirimleri, üretici arayüz farkları ve ekran okuyucu davranışlarını çok daha doğru yansıtır.
Başarılı bir erişilebilirlik süreci üç ayağa dayanır:
Android dünyasında üretici arayüzleri (Samsung, Xiaomi vb.) büyük çeşitlilik gösterdiğinden test kapsamının mutlaka birkaç farklı gerçek cihazı içermesi gerekir.
contentDescription alanlarının doğru doldurulmasıAndroid erişilebilirlik kontrol listeleri bu konularda net rehberlik sağlar.
TalkBack davranışını her sürümde test etmek ise kritik önem taşır. [stuff.mit.edu] [accessibil...-guide.com]
iOS daha tutarlı bir ekosistem sunsa da erişilebilirlik kuralları sıkıdır. Apple, geliştiricilerden:
talep eder. [developer.apple.com]
Özellikle 44×44 pt dokunmatik hedef kuralı başlıca hataların önüne geçer. Araştırmalar bu boyutun altındaki öğelerde tıklama hatalarının belirgin şekilde arttığını gösteriyor. [nadcab.com]
Modern erişilebilirlik süreçleri yalnızca otomasyonla değil, otomasyon + manuel test + gerçek cihaz üçlüsünün birlikte çalışmasıyla başarıya ulaşır.
Corpowid AI, Android ve iOS uygulamalarınızı aynı platform üzerinden:
Bu yaklaşım, sektörün önerdiği hibrit test modelini tam olarak yansıtır: geniş kapsamlı otomasyon + gerçek kullanıcı deneyimini doğrulayan manuel testler.
Erişilebilirlik bir “geliştirme görevi” değil; kullanıcıya saygının en somut göstergesidir.
WCAG 2.2’yi doğru yorumlamak, platform kılavuzlarına uymak, kontrastı iyileştirmek, dokunmatik hedefleri büyütmek ve gerçek cihazlarda test etmek — hepsi bir araya geldiğinde uygulamanız herkes için kullanılabilir hâle gelir.
Kullanıcı beklentileri yükselirken, yasal gereklilikler de sıkılaşırken erişilebilirlikte geç kalmak artık bir seçenek değil. Tam tersine: erişilebilirlik, her uygulamanın büyüme stratejisinin merkezinde olmalı.